Rodos’ta Tekne Turu ile Farklı Bir Macera Yaşayın!

Yunan adaları bilindiği üzere 12 Adalar olarak bilinir ve 12 Adalar arasında en büyük olan da Rodos Adasıdır. “Rodos” hem adaya hem de adanın en büyük şehrine adını vermiştir. Dünyanın yedi harikası arasında sayılan Rodos Heykeli de çok eski dönemlerde limanın hemen girişine inşa edilmiş ve bu heykel bile adanın aslında sahip olduğu görkemi limandan giriş yapar yapmaz ortaya dökmektedir. İklimiyle, muhteşem doğasıyla, görüntüsü ile kendine hayran bırakan bu ada, tüm özellikleri ile Datça’ya benzemektedir. En büyük ada olması ve Türk kara parçalarına da çok yakın olması sebebiyle, ülkemizden de çok sayıda turist ziyaretçi almaktadır ve her ziyaretçiye de ayrı biz güzellik ayrı bir eğlence tanımaktadır.

Rodos Adası, her ne kadar Yunan adalarından biri de olsa yapısal olarak Türk sahillerine çok fazla benzemektedir ve zaten adada ortalama 300 Türk de yaşamaktadır. İç kısımlara girdikçe de Türk çamı olarak anılan Kızılçamlara çok sık rastlayacaksınız. Ada, çok fazla büyük olduğu için havaalanına da sahiptir, dolayısıyla sadece deniz yolu değil hava yoluyla ulaşım da sağlanabilmektedir. Tabi yine de ülkemiz sınırlarından deniz yolu çok fazla tercih edilmektedir. Rodos yanı sıra Lindos’ta küçük köyleri ve sahip olduğu sahili ile çok büyük ilgi görmektedir. Adanın tarihine gidildiğinde öncelikle Girit Uygarlığından izlere rastlayacaksınız ki o günden bugüne de tarihini yaşatarak denizcilerin gözde bölgesi olmuştur. Türkiye sınırlarından Bozburun ile Rodos arası çok kısa bir mesafedir ve deniz yolu ile çok kısa sürede ulaşım sağlanabilir. Turizm açısından büyük ilgi gören ve önemli noktalardan olan Rodos, kendi içinde de eski ve yeni şehir olarak ikiye ayrılmış durumdadır. Kaleler, eski mimari yapılar, bu eski görünüm arasında modern otelleri ve modern görünümü ile de çok beğenilen bir yer olmuştur. Eğlenmek isteyenlerin de yoğun ilgi gösterdiği ada, eskisiyle yenisiyle şehir olarak farklı bir uçurum sergiliyor ama her biri de sizlere unutulmaz anlar yaşatacaktır. 

Güneşin adası lakabını almış olan Rodos Adası, mitoloji döneminde bu lakabı almış ve bugünlere kadar da bu lakapla gelmiştir. Adada ziyaret edilecek yerlere bakıldığında güzel yerlerden akıllara ilk gelen yerler; Kelebek Vadisi, Filerimos tepesinde yer alan Filerimos Manastırı, antik Lalissos bölgesinde bulunan Trianda Koyu, sayıca fazla kaplıcalar, Kamiros ve Dorian kendtlerinin kalıntıları gelmekte ve buralara yapacak olduğunuz ziyaret ile hem tarihi dokuyu doyasıya inceleme fırsatı bulacaksınız hem de çok farklı bir atmosfere şahitlik edeceksiniz. Şehrin çevresinde bulunan surların görüntüsü ile tarihe yolculuk yapmış hissine kapılacaksınız ve Rodos kalesi ile şirin köyler de ada tatili için çok güzel fırsatlar sunmakta, görsel şölenler yaşatmaktadır. İkiye ayrılan şehir, eskisi ile yenisi ile eskiye götürürken modernlikte de sürükleyecek ve çok farklı hissiyatlar ile tatil keyfine doyamayacaksınız. 

Rodos’ta Gezilecek Yerler

Deniz severlerin büyük bir zevkle akın ettiği Rodos adası, Türk kara parçalarında tatil yerleri ile da deniz yoluyla çok yakındır ve bu sebeple birçok kişi bu şekilde gezmeye gidiyor. Marmaris limanından ortalama 1,5 saat kadar yolculuk sonunda Rodos Adasına selam verebilirsiniz. Şövalyeler Caddesi ile Ortaçağ’dan taşıdığı bütün görüntüler, mimarisi, yapıları vs. ile yıl içinde de çok sayıda turist kafilesine ev sahipliği yapmaktadır. Eski şehrin her bir sokağında kendinizi kaybedeceksiniz ve tarihin içinde keyifli dakikalar geçireceksiniz. Hem çok şaşıracak hem de çok fazla keyif alacaksınız. Yunan adalarının en büyüğü olan Rodos, belki de en güzel adadır. 

Eğlenceli dakikalar yaşamak istiyorsanız eğer, Mandraki’ye gidebilirsiniz ki barlar sokağının da eğlencesini böylece tadabilirsiniz. Kaleiçi de sizlere ayrı bir eğlence tattıracaktır. Eğer günü birlik gitme gibi bir planınız varsa söylemeliyiz ki doyamayacaksınız ve hatta eksik kalacaksınız. En az birkaç gün kalarak keyfine varmalı ve tatil için gittiyseniz doyasıya tadını çıkarmalısınız. Bu süreçte de adanın her bir eşsiz görüntüsünde muhteşem bir tatil geçirebileceksiniz. Rodos’u keşfetmek istiyorsanız eğer Rodos’u, mavileri bilen birine ihtiyacınız olacak. Favori Yatçılık, tekne turları ile sizleri bekliyor!

Mavi Tur Yolcularımıza Rodos’ta Mutlaka Görmeleri Gerekenler Yerler Listesi

  • Old Town
  • Yel Değirmenleri
  • Mandraki Limanı
  • Kelebekler Vadisi
  • Elli Beach
  • Lindos
  • Kallithea Springs
  • Faliraki Beach
  • Monolithos Kalesi
  • St. Paul Beach
  • Anthony Quinn Bay
  • Şövalyeler Caddesi
  • Acropolis of Lindos
  • Arkeoloji Müzesi
  • Tsambika Monastery
  • Büyük Üstat Sarayı
  • Yedi Pınar
  • Tsambika Beach
  • Süleymaniye Cami
  • Hipokrat Meydanı
  • Rodos Akvaryumu

Favori Yatçılık olarak mavilerin her bir karışını avucumuzun içi gibi bildiğimizden, Rodos’u da aynı şekilde bilmekteyiz. En az bilinen, en ücra noktalarda kalan tüm yerlerini biliyor ve Mavi Turlar sırasında sizlerle buraları paylaşıyoruz. Bunlarla birlikte de programlarımızda mutlaka en güzel, mutlaka görülmesi gereken, en can alıcı noktaları da gezdiriyor ve boş, serbest zaman dilimlerinizde de karada gezmeniz gereken yerleri sizlere söyler ve gerekli olan rehber yöneltmelerini de yaparız. İşte sizlere Rodos sınırlarında görmeniz gereken bazı noktalar hakkında detaylı bilgiler;

Kelebekler Vadisi (The Valley of the Butterflies)

 Rodos Adasında tatil yapmaya karar verdiyseniz ve bu tatilinizi yaz sezonunda yapmayı düşünüyorsanız, uğramanız gereken ilk nokta olarak sizlere adanın en doğal, en güzel yerlerini keşfedebilmeniz için Kelebekler Vadisi söylenebilir. Rodos Town’a ortalama 27 kilometre uzaklıkta olan Kelebekler Vadisi, adanın batı kesiminde Theologos Köyü konumlarında bulunmaktadır. Yıl içinde yaz aylarında Jersey Kaplanı olarak bilinen kelebek türü, Kelebekler Vadisine akın etmekte ve buraları ev olarak kullanmaktadır. Özellikle de fotoğraf çekmeyi sevenler için Kelebek Vadisi, doğal güzellikleri ve sık ağaçları ile harika görüntüler ortaya koymaktadır. Buraya doyduğunuzu düşündüğünüz zamana sıradaki rotanız Kalopetra Manastırı olmalıdır. Bu vadiye kuş bakışı bakma fırsatınız varsa ya da internet üzerinden görüntülerine bakarak da görebilirsiniz, dini bir yapı görüntüsüne sahiptir. Soroni Köyü de buraya yakındır ve Folklor Evi’ni ziyaret edebilirsiniz. Eğer ki zaman probleminiz yoksa sonrasında mutlaka Rodos Çiftliği’ni ziyaret etmeli ve burada zaman geçirmelisiniz. 

Palace of the Grand Master (Büyük Üstat Sarayı)

Uzaktan bakıldığında bir kale görünümünde olan ve asil bir duruş sergileyen Palace of the Grand Master (Büyük Üstat Sarayı), Aziz Yuhanna Şövalyeleri tarafından antik dönemde yapılmıştır ve güneş tanrısı olan Helios’a adanmıştır. Tapınak temelleri üzerinde tahmini 14. Yüzyılda inşa edilmiştir. Sarayı inşa eden Aziz Yuhanna Şövalyeleri ayrıca önceleri Malta ve Rodos adlarıyla anılmaktaydı. Sarayın özelliklerine bakacak olursak da 158 oda karşımıza çıkıyor ve bu saray 1800’lü yılların ortasında patlama sebebiyle mahvolmuştur. 20. Yüzyıl başında ise adanın işgalini gerçekleştiren İtalyanlar, kapsamlı çalışmalar yaparak bu sarayı yenilemiştir. Ve saray bu sayede eski muhteşem görüntüsüyle bugünlere gelmiştir. Burayı ziyaret ettiğinizde Orta Çağ ve antik dönemde adanın nasıl bir yer olduğuna şahitlik edebiliyorsunuz. Çünkü içerisinde bulunan mobilyalar, halılar, heykeller ve süs eşyaları vs. hep 16-17. Yüzyıldan kalmadır. 

Seven Springs (Epta Piges – Yedi Pınar)

Seven Springs (Epta Piges – Yedi Pınar), sahip olduğu romantik ortamı ve atmosferi ile özellikle de çiftleri kendine çekmektedir. Yaz aylarının en sıcak olduğu dönemlerdeki yüksek sıcaklıklara rağmen kurumayan bu pınar, doğa severlerin yoğun ilgisini çekmektedir. Adanın en ilgi çekici noktalarından biri haline gelmesinin en açık sebebi belki de sahip olduğu göldür. Ovaların sulanabilmesi için İtalyanlar tarafından yapılmıştır. Suyu içilebilir olan pınar, çok sayıda patikaya sahiptir. Çevrede bulunan yemek yeme yerleri ile de güzel lezzetler tadabilir, piknik yapabilirsiniz. Buraya gelen macera tutkunları da bir km uzunluğa sahip olan tüneli keşfediyor ve başta tehlikeli görünen tünele ilerledikçe gerçekten de bir insanın geçebileceği genişlikte olduğu görülüyor. 

Rodos Akvaryumu

Ege Denizi, bilindiği üzere zaten zengin bir yer altı yaşamına sahiptir. Ancak bunu açıkça gözle görmek isteyenler, Rodos Akvaryumunu ziyaret edebilir. 1930 senesinde hidrobiyolojik araştırmalar için inşa edilmiş olan bu akvaryum, o zamanlarda Art Deco tarzına sahip binalarında konuklarını ağırlamaktaydı. Özellikle de aileler, Rodos Akvaryumunu mutlaka ziyaret etmelidir ki muhteşem görüntülere tanıklık etme fırsatını bulabilirsiniz. Rodos Akvaryumu adı altında 13 tane büyük 15 tane de küçük, yani toplamda 28 adet tank bulunmaktadır. Bu tankların içinde de deniz kaplumbağaları, yunuslar, foklar, köpek balıkları ve bunlar gibi Akdeniz’e özgü olan türler de bulunmaktadır. Tesisi ziyaret ederek zaten gözlem alanlarının müze olduğu görmüş olacaksınız ama mutlaka ziyaret etmelisiniz. Böylelikle fizyolojik açıdan da bilgi sahibi olabilirsiniz. 

Rodos’taki diğer görülmesi gereken yerleri bizimle görmeye ne dersiniz! Hemen Rodos turlarımızla ilgili bilgi alabilir ve kısa süre içerisinde rezervasyon yaptırarak sevdiklerinizle Rodos’u keşfetmek üzere hazırlıklara başlayabilirsiniz!